Kalemzede.Net - Forum

Geri Git   Kalemzede.Net - Forum > > >

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.Temmuz.2019, 19:36
tulayozkan tulayozkan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 10.Haziran.2015
Mesajlar:
Standart Bir Kadın?ın Öykü?sü Bir Öykü?nün Kadınlığı?

İçinde bulunduğu dünyaları anlamayan kadınlara?


Bir Kadın?ın Öykü?sü bu..Bir Öykü?nün Kadınlığı?


Uzun zamandır görüşmüyorduk Öykü ile. Çocukluk arkadaşıyızdır fakat farklı şehirlerde yaşadığımız üniversite hayatı bizi başka yaşanmışlıklara sürükledi. Hep gittiğimiz çay bahçesinde buluşma kararı almıştık ve ben yine her zamanki gibi ondan erken gelmiş bekliyordum. Beklerken bir çay söyledim. Buluşma saatimizden 15 dakika kadar sonra Öykü geldi yine aynı güzelliğiyle. Canım arkadaşım. Altına salaş görünümlü bir etek giymiş ve bunu üstüne yakıştırmayı yine becerebilmişti. Sırtına da anlam veremediğim bir şekilde,bu sıcakta hırka giymişti. Özlemle sarıldık birbirimize. Yıllar dostluğumuzu eskitememişti. ?kilo almışsın? diye takıldı bana. Ben de onun vücudunda şaka edecek bir yer aradım. ?sen asıl kendi göz altlarına bak, birer araba bagajı gibi? deyip gülümsedim. Normalde Öykü?nün buna alınmadan gülmesi gerekiyordu fakat birden panikleyip aynasını çıkardı. Göz altlarına,özellikle de sol göz altına ve sol yanağına bakmaya başladı. ?ya?çok mu belli oluyor?? dedi. ?ne çok mu belli oluyor?? dedim. ?boşver? dedi. Çok üstünde durmadım. Zaten o günün gecesi ne olduğunu anlayacaktım.
?Senden bir şey isteyebilir miyim?? dedi Öykü gayet endişeli bir sesle. ?Tabii ki? dedim.Çocukluk arkadaşımın bu kadar resmi bir soru sorması hafiften içime işlemişti. ?Bugün etek giydiğimi Erkan?a söyleme sakın tamam mı?? İsteği buydu. Şaşırıp kalmıştım. Ne saçma bir istekti bu böyle. Erkan, bana hep telefonda bahsettiği ama bir türlü tanışamadığım Öykü?nün sevgilisiydi. Öykü?nün anlattıklarına göre çok iyi bir çocukmuş. Dini bütün, iyi bir aile yapısına sahip ve gözü Öykü?den başkasını görmeyen. ?sen mutluysan sorun değil? demiştim aylar önce Öykü ile telefonda konuşurken. Tereddütlü bir sesle ?ehm..mutluyum tabii? demişti. Peki ama bu sorunun saçmalığı neydi? ?Neden?? dedim. ?Çünkü Erkan etek giymeme izin vermiyor.? Başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Gençlik yıllarımızda ailesini bile özgürlüğünün karşısına alan Öykü, sevgilisinden giydiği kıyafeti gizliyordu. ?İzin vermek? demişti Öykü. Demek ilişkide böyle bir durum söz konusuydu. Demek birbirlerinden ?izin? alıyorlardı.Erkan?ın izin vermediği birşeyi demek Öykü yapmıyordu.?nasıl yani?? deyiverdim. ?çünkü eğer etek giyersem sokakta bana erkekler laf attığı zaman bu benim suçum olur.? demişti. O sırada Öykü?ye bağırmak geldi içimden ?sen neler saçmalıyorsun? diye. fakat bağırmak için derin bir nefes aldığımda garson siparişler için gelmişti ve benim soluğum içimde patlamıştı. Garsona sipariş verdiğimiz birkaç saniyede bağırmamı engelleyecek kadar sakinleşmiştim. Öykü?nün ?Mutluyum? cümlesi kulağımda çınlıyordu. ?neyse? dedim içimden ve konuyu değiştirmek istedim. Konuyu eğitim ve kariyer hayatımıza getirdim. ?senin yurtdışında çalışma işin vardı Öykü,sahi o ne oldu?? dedim. ?ya sorma Erkan ile o konuda çok kavga ettik,yurtdışına gitmeme izin vermiyor. Eğer gidersem ayrılırmış benden. Ben de göze alamadım,gitmedim. ama Antalya?da düzenlenen bir seminere katılacağım tabii Erkan da benimle gelecek.? Gözlerim faltaşı gibi açılmıştı. Yine bağıracak oldum. Bu sefer de siparişleri getirdi garson. ?Öykü neler diyorsun sen? Senin geleceğin mevzu bahis. Nasıl bir erkeğin boyunduruğu altına girip böyle bir şeyi geri tepersin?? dedim. ? Antalya?daki seminere gideceğiz işte Erkan ile.? savunmasını yaptı. ?Öykü böyle şey mi olur,ikisi aynı şey mi?? diye yurtdışı işinin öneminden ve Erkan?ın yaptığı baskının saçmalığından dem vurmaya başladım. Oysa söylediklerimi farketmek bir kenara,bana Erkan?ı savunmaya başladı. ? ama çok iyi çocuk Allah?ı var. Beni çok kıskanıyor, o yüzden beni tek başıma yollamak istemiyor. Çok seviyor beni,belli. ? O kadar sinirlenmiştim ki sesimin yükseldiğinin bile farkında değildim. Kendi karakterimden daha iyi tanıdığım Öykü gitmiş yerine bambaşka bir insan gelmişti. ?Lütfen sakinleş,bir dinle? diyordu. Karşımda olan kişinin Öykü olduğunu kendime sürekli hatırlatarak sakinleşmeye çalıştım. Konuyu yine değiştireyim dedim. İkimizin de mahalleden tanıdığı olan Burak ile aynı şehirde yaşıyorlardı. ? Burak ne yapıyor onunla görüşüyor musun?? diye sordum. ?Hayır , Erkan Burak?ı hiç sevmedi,onunla görüşmeme bozuluyor. Bu yüzden ben de görüşmüyorum.? ? nasıl Öykü? Erkan çocukluk arkadaşınla görüşmene nasıl izin vermez? dedim. ?Hayır,o izin veriyor. Sadece görüştükten sonra bana bozulduğu için Burak ile görüşmeme kararını ben aldım? diye savunmaya çalıştı Erkan?ı bana. Sinirden ağlayacaktım. ?Öykü sen ne kadar değişmişsin,olanları göremiyor musun?? diyecek oldum. Birden hiddetlenip ?benim ilişkimi kıskanıyorsun? deyiverdi. Sustum. Susmak zorunda kaldım.
Çantasını masada bırakıp tuvalete gittiğinde,onun mesajlarını karıştırmak istedim delice.Şu Erkan?ı bir mesajlardan göreyim istedim. Öykü?den çekindiğim halde buldum telefonunu ve mesajlarını karıştırmaya başladım. Erkan?dan gelen mesajların %10?luk bir kısmı sevgi barındırıyorsa geriye kalan %90?lık kısım tehditlerden oluşuyordu. ?Eğer bugün buraya gelmezsen,ayrılırım senden? diyordu bir mesaj. ?eğer o eteği giyersen öldürürüm seni.? ?sana benim arkadaşlarımın yanında bana aşkım demeyeceksin demedim mi?? diye devam ediyordu mesajlar. Farkında olmadan elim titremeye başlamıştı. Mesajların çoğu ?Eğer? ile başlayıp ??.yaparım? ile bitiyordu. Zavallı Öykü?nün bunlara boyun eğdiği Erkan?ın attığı mesajlardan anlaşılıyordu. Ellerim titrer şekilde mesajlara bakarken Öykü bitmişti tepemde. Sinirden geldiğini görmemiştim. ?ne yapıyorsun sen?? deyip elimden telefonu almaya çalışırken,telefon bir kazaya kurban gitmişti. Üzerine çay dökülmüştü.Telefon da içindeki kart da bozuldu bu kaza ile. Öykü acaip paniklemiş bir halde oradan oraya koşturmaya başladı. ?eyvah eyvah ben ne yapacağım şimdi,Erkan hattını yeni değiştirdi numarası da ezberimde değil. Ya beni arar da ulaşamazsa?? diyordu kendi kendine. Mesajları görmüş olduğumu düşündüğünden olacak bu kazaya sebep olduğum halde benim üzerime gelemiyordu.Tek endişesi o an için Erkan?a durum raporu verebilmekti. Mesajları okuduğum andan kalan öfkemin üstüne eklenen hiddetimle Öykü?ye bağırdım. ?bir gün için seni nasıl merak eder? Bana geleceğini,bende kalacağını bilmiyor mu?? ?öyle.öyle tabii ama?? cümlesinin devamını getiremedi Öykü. Olacaklar zihninden geçse de korktuğu şeyle yüzleşmiyordu o an için. Zaten daha sonra da çok geçti. Çay bahçesinden kalkıp bana gittik,Öykü o gece bende kalacaktı. Yolda Öykü?ye ?güven? hakkında ne kadar dil dökersem dökeyim,bana alakasız cevaplar veriyordu.Erkan?ın onun fizyolojik,psikolojik varlığını hiçbir şekilde kabul etmeyip kendi istediği kalıba Öykü?yü oturtmaya çalıştığını dahası bunu başardığını görebiliyordum. Öykü?nün içinde bulunduğu çocuk oyunundan çıkarmanın tek yolunun profesyonel bir yardım olduğuna karar verdim kendi kendime. Benim yapabileceğim çok şey yoktu. Öykü?ye ne dersem diyeyim gözü bir şey görmüyordu.
Bana gittiğimizde bir anlık boşluğuna gelip hırkasını çıkarttığında gördüm kolundaki büyük morluğu. Dehşetle ?Öykü ne oldu koluna?? diye bağırdım. Çıkarttığını sanki o sırada yeni fark ettiği hırkasını telaşla giymeye çalıştı. ?şey..bir şey değil canım kapıya vurdum.? ?bayağı büyük bir kapı bu herhalde Öykü, bana ne olduğunu söyleyecek misin derhal?? diye sıkıştırdım. ?geçen hafta, Erkan ile kavga ettik. Ben gitmeye çalıştım o sırada kolumu tuttu. Öyle oldu? dedi fakat bu söylediğinin bir kısmında yalan olduğunu artık biliyordum. Yalnızca tutmayla bir kolda böyle bir çürük oluşması neredeyse imkansızdı. ?vurdu değil mi?? dedim. Gözleri doldu. ?Evet ama çok sinirlendirdim onu. O yüzden? dedi. Zavallı arkadaşım. Artık ona sinirlenecek hali geçmiştim. Acıyordum. ?Öykü nasıl olur da buna sesini çıkarmazsın, nasıl olur da hala bu insanla berabersin?? diye sordum. ?Yapacak bir şey yok, tabiatım böyle? dedi. Biliyordu. Bilmesi gerekiyordu. Beni tanıyordu. Hayatta en nefret ettiğim şeyin ?yapacak bir şey yok ? cümlesi olduğunu biliyordu. Şimdi Öykü?ye sabrediyordum. Öykü ile arkadaş, dost olmaktan çok öteydik. Öyle uzaktı bana. Anlayamıyordum bu değişimi. Algılayamıyordum. Sadece dayanıyordum Öykü?ye. Olan biteni dinlerken dayanmaya çalışıyordum. O karşımda hala kendisini kandırmak için cümleler sarfettiği halde gözlerinden yaşlar boşalırken ben dişlerimi sıkmış,olan biteni sindirmeye çalışıyordum. Yüzünü yıkamak için banyoya gitti benim güzel gözlü güzel yüzlü arkadaşım.İçinde bulunduğu bu saçma oyunu bozmaya göze alamıyor, Erkan denen o adama karşı derin bir kaybetme duygusu besliyordu. Öykü yüzünü yıkayıp yanıma geldi. Ellerimin titretmesini zor zaptetmiştim ki Öykü?nün yüzünü gördüğümde bu sefer bütün vücudum titremeye başlamıştı. Çay bahçesinde benden gizlemeye çalıştığı sol yanağı ve göz altı da morluk ve kızarıklık içindeydi. ?Öykü,ne oldu yüzüne?? diye bağırdım. ?sakin ol ,yok bir şey.Erkan?la?kavga sırasında?? dedi ve sözünü kestim. ?kes,yeter!erkan da erkan! Ulan bu adam kim oluyor da sana vuruyor ha ?Kim oluyor?? diye bağırıyordum evde. Oradan oraya atıyordum kendimi sinirden. Öykü de zavallım beni sakinleştirmeye çalışıyordu. ?eğer o çocuktan ayrılmazsan beni unut Öykü,dostluğumuzu falan unut? diye bağırmaya devam ettim. O zaman güzel gözlü arkadaşım hıçkırıklara boğulmaya başladı. ?yukarı tükürsem sakal,aşağı tükürsem bıyık. Ben şimdi ne yapacağım? Onsuz yapamam ben. O kadar zamanı devirdik.bir daha kimseyle mutlu olamam ben? diye sayıklıyordu. ? Öykü o adam sana kendini ne şekilde değerli hissettiriyor? Ne veriyor sana? Ne katıyor? ? diye bağırmaya devam ettim. Öykü?nün tabii ki verebileceği bir cevabı yoktu. Sonra hıçkırıkları yavaşladı. Aklına bir şey gelmişti. ?bu..bu arada ben Erkan?a senin adresini verdim. Sana geleceğimi söyleyince?..?? dedi ve ben ?tamam?,dedim ?anladım. Güvenmedi ve bu yüzden adresi istedi.?? ?evet? dedi. Suçunu bilen ama yine de o suçu savunan bir çocuk gibi karşımda oturuyordu. Adres olayını önemsememiştim. Tabii olacaklardan habersizdim.
Birkaç saat boyunca iyi vakit geçirdik. Yemek yaptık, film izledik ve çok eğlendik. İçinde bulunduğumuz yaşamın zorluklarından dahası Öykü?nün içinde bulunduğu karanlık dünyadan birkaç saat de olsa kopabildik ve çok iyi vakit geçirdik. Öykü o heriften zihnini temizlemiş gibi görünüyordu. Gece yarısı olduğunda pijamalarımızı giyip yine aynı yatakta yatalım dedik. Tıpkı çocukluğumuzda olduğu gibi. Tıpkı annelerimizin bizi iki kız kardeş diye belleyip,beraber yatırdığı gibi. Şimdi iş hayatlarımıza atılmış iki kocaman kadın olmuştuk ama Öykü?nün yüreğine bir herif tarafından basılmış,o yürek yamyassı olana kadar ezilmişti. Yatıp,başucu dedikodularımızı yapmaya başladık. Yüzünün sol tarafı mosmor olsa da güzel saçlı güzel gözlü arkadaşım karşımda gülüyordu. Uzun zamandır ilk defa bu kadar içten bu kadar neşeli.
Kahkahalarımız dinerken dışarıdan bir gürültü patırtı duyduk. Önemsemeyip sohbete kaldığımız yerden devam etmeye başladık. Ama dışarıdan gelen sesler bizim seslerimizi bastırmayı başardı ve dışarıya bir kez daha kulak verdik. Gece yarısı bu mahallede böyle seslerin çıktığı hiç görülmemişti. ?Öykü nerdesin ulan o?pu? diye bir bağırma duyduk. O sırada Öykü?nün ayağa kalkışı saniyenin binde birlik süresi kadar olmuştu. ?eyvah bu Erkan? dedi. ?beni merak etmiş olmalı?. Bir yandan bana açıklama yapmaya çalışırken bir yandan üstüne bir şeyler giymeye çalışıyordu. ?içmiş sesinden belli, eyvah eyvah telefon bozuldu ve bana ulaşamadı ya o yüzden merak etmiş olmalı? diyordu. Bir yandan apartmandan sesler geliyordu ? Öykü, ben erkeğim. Ben namusuma laf söyletmem. Nerelerdesin lan k****?? Büyük bir şaşkınlıkla izliyordum olan biteni. Çenem kilitlendi ses tellerim iptal oldu o andaÖykü?nün ?geliyorum aşkım buradayım? diyerek kapıya koşması. Kapıyı açışı. Erkan?ın kapıda bir elinde telefon bir elinde büyük bir bıçakla Öykü?yü beklemesi. Ve Öykü?nün vücudunda yerini bulan bıçak darbeleri. An be an oluyordu herşey. Erkan yüzü kıpkırmızı bir şekilde Öykü?ye küfürler yağdırırken bir yandan rastgele savuruyordu bıçak darbelerini. Dondum. Zaman dondu ve ben dondum o anda. Erkan?ın küfürleri uzaklarda bir yerlerden gelip kulağımda çınlarken Öykü?nün gözleriyle kavuştu gözlerim. Dolu doluydu gözleri. Komşuların çığlıkları Öykü?nün gözyaşları olup akıyordu. Dünyanın hiçbir kalabalığında hiçbir tenhalığında hiç kimsenin duyamayacağı kadar alçak bir ?ahh!? çıkardı ağzından Öykü. Benim güzel gözlü arkadaşım. Bu kadar acıyı saklamış beden yere savrulurken Erkan?ın yüzüne zafer ifadesi yerleşti. Akıp giden gözyaşlarım, girdiğim şok, Erkan, komşular?Büyük bir daireydi etrafımda dönen. Bu bir şakaydı ve Öykü birazdan ayağa kalkıp yaralarından sızan kanın aslında salça olduğunu söyleyecekti. Fakat öyle olmadı. Öykü?nün gözlerindeki yaşlar yerde uzayıp giderken kanıyla birleşti hayallerimde.Yorgun bedeni,yorgun kalbi kendisine gelen en ufak bıçak darbesinde pes etmişti işte. Son soluğunu da vermişti karşımda. Benim gözleri güzel, gülüşü güzel arkadaşım. Kadın?ın öyküsünü bedeniyle birlikte toprağa götüren arkadaşım. İsimler değişse de öykünün sonunun hep aynı olacağını bile bile bu yolculuğu başından kabullenen arkadaşım. Sırlarını sabrıyla sınayan arkadaşım. Şimdi sarıldığı toprakta rahat uyuması dileğiyle?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bir, kadınlığı, kadının, Öykünün, Öyküsü

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB kodu Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Açık

Forum Jump


Tüm Zamanlar GMT Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:29.


Search Engine Optimisation provided by DragonByte SEO v2.0.37 (Lite) - vBulletin Mods & Addons Copyright © 2019 DragonByte Technologies Ltd.
milanobettv deneme bonusu veren siteler Beylikdüzü escort Esenyurt Escort İstanbul Escort tipobet giriş kaçak bahis siteleri